Dünya Nüfus Günü, küresel nüfus dinamikleri ve bunun insanlık üzerindeki etkileri hakkında farkındalık yaratmak amacıyla her yıl 11 Temmuz’da anılmaktadır. Bu özel günün temeli; dünya nüfusunun 5 milyar sınırına ulaştığı 11 Temmuz 1987 tarihinden esinlenerek, 1989 yılında Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) tarafından atılmıştır.
Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu (UNFPA), 2026 Dünya Nüfus Günü kapsamında odağını gençlere çevirmiş ve bu yılki raporunu “Hayatlar, Tercihler ve Gelecekler: Gençler Ne İstiyor, İlişki ile Ebeveynlik Kararlarını Neler Şekillendiriyor?” temasında yayımlamıştır.
Demografik Gelecek Araştırması: Gençler Ne İstiyor?
UNFPA’nın 2025-2026 yıllarını kapsayan ve 73 ülkede yaşları 18 ile 39 arasında değişen, internet erişimi olan 108.000’den fazla genç yetişkinle gerçekleştirdiği Demografik Gelecek Anketi, oldukça kapsamlı bir küresel araştırmadır.
Araştırmanın öne çıkan çarpıcı bulguları şunlardır:
Küresel Nüfus Eğilimleri
Dünya nüfusunun 1 milyara ulaşması yüz binlerce yıl sürmüşken, sadece son 200 yılda nüfus yedi katına çıkmıştır. Küresel nüfus 2011'de 7 milyara, 2021'de ise 7,9 milyara ulaşmıştır. Projeksiyonlar; dünya nüfusunun 2030'da 8,5 milyara, 2050'de 9,7 milyara, 2100 yılında ise 10,9 milyara ulaşacağını öngörmektedir.
Ancak bu artış eğiliminin arkasında derin bir demografik dönüşüm yatmaktadır:
Demografik Dönüşüm ve Üreme Özgürlüğü: Kadın Demografik Bir Araç Değildir.
Dünya genelinde düşen doğurganlık oranları, pek çok ülkeyi nüfusu artırmaya yönelik yeni politikalar üretmeye yöneltiyor. Ancak UNFPA'nın "2025 Dünya Nüfus Durumu" raporu, asıl odaklanılması gerekenin nüfus sayılarından ziyade, bireylerin kendi tercihlerini yapabilme özgürlüğü olduğunu vurguluyor.
Nüfus politikaları kurgulanırken kadınların sayısal hedeflere ulaşılacak bir "demografik araç" olarak görülmemesi büyük önem taşıyor. Rapor verileri, milyonlarca insanın çocuk istemediği için değil; ekonomik belirsizlikler, iş ve barınma sorunları nedeniyle istedikleri sayıda çocuk sahibi olamadığını gösteriyor. Dolayısıyla sürdürülebilir çözüm; kadın bedenini nüfus hedefleri için bir araç olarak konumlandırmak yerine, gençlere kendi özgür seçimlerini yapabilecekleri, güvenli ekonomik ve sosyal şartları sağlamaktan geçiyor.
Türkiye'nin güncel demografik tablosuna ve bu küresel eğilimlerin ülkemizdeki izdüşümlerine dair daha detaylı verilere ulaşmak için, UNFPA ve TÜİK iş birliğiyle hazırlanan 2026 Dünya Nüfus Günü İstatistikleri raporunu linkten (https://turkiye.unfpa.org/tr/publications/2entity26-dunya-nufus-gunu-turkiye-istatistikleri ) inceleyebilirsiniz.
Kaynaklar:
Hazırlayanlar: Prof.Dr. Ayşe Akın (Başkent Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı AD)
Dr. Hazal Mecit (Başkent Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı AD)